HPV, yani insan papilloma virüsü, oldukça yaygın görülen bir virüs grubudur. Cinsel temas ve yakın cilt teması yoluyla bulaşabilen HPV’nin çok sayıda farklı tipi bulunur. Bu tiplerin tamamı kansere neden olmaz.
HPV tanısı alan kişilerin en sık merak ettiği sorulardan biri şudur:
“HPV pozitif çıktı, bu kanser olduğum anlamına mı geliyor?”
Hayır. HPV pozitifliği tek başına kanser anlamına gelmez.
HPV enfeksiyonu ile kanser arasında önemli bir ilişki bulunmakla birlikte, HPV taşıyan herkesin kansere yakalanacağı düşüncesi doğru değildir. HPV enfeksiyonlarının büyük bölümü bağışıklık sistemi tarafından zaman içerisinde kontrol altına alınabilir ve ciddi bir sağlık sorununa yol açmadan ortadan kalkabilir.
Bununla birlikte bazı HPV tipleri, özellikle enfeksiyonun uzun süre devam etmesi durumunda, hücrelerde zaman içinde kanser öncüsü değişikliklerin gelişmesine neden olabilir. Bu nedenle HPV enfeksiyonu saptandığında paniğe kapılmak yerine, enfeksiyonun türünü, kişinin risk durumunu ve gerekli takip programını anlamak önemlidir.
HPV kansere neden olur mu?
Evet, bazı HPV tipleri belirli kanserlerin gelişiminde önemli bir rol oynayabilir.
Ancak burada HPV’nin bütün tiplerini aynı şekilde değerlendirmemek gerekir.
HPV’nin bazı tipleri düşük riskli olarak kabul edilir. Bu tipler özellikle genital siğillerle ilişkilidir ve kanser gelişimi açısından yüksek riskli HPV tipleriyle aynı özelliklere sahip değildir.
Bazı HPV tipleri ise yüksek riskli veya onkojenik HPV tipleri olarak tanımlanır. Bu tiplerin uzun süre devam eden enfeksiyonları hücrelerde anormal değişikliklerin ortaya çıkmasına ve bazı durumlarda kanser gelişimine zemin hazırlayabilir.
Özellikle rahim ağzı kanseri ile HPV arasında güçlü bir ilişki vardır. Bunun yanında HPV, anal bölge, penis, vulva, vajina ve ağız-boğaz bölgesindeki bazı kanserlerle de ilişkilidir.
Ancak önemli nokta şudur:
HPV enfeksiyonu kanserle ilişkili olabilir; fakat HPV pozitif olmak kanser olduğunuz anlamına gelmez.
HPV taşıyan herkes kanser olur mu?
Hayır.
Bu, HPV hakkında bilinmesi gereken en önemli noktalardan biridir.
HPV enfeksiyonu oldukça yaygındır ve insanların önemli bir bölümü yaşamlarının bir döneminde HPV’nin en az bir tipiyle karşılaşabilir.
Enfeksiyonların büyük kısmı kalıcı değildir. Bağışıklık sistemi birçok HPV enfeksiyonunu zaman içerisinde kontrol altına alabilir.
Bu nedenle HPV saptanan bir kişinin doğrudan “Kanser olacak mıyım?” şeklinde düşünmesi doğru değildir.
Kanser gelişimi genellikle yalnızca HPV’nin varlığıyla açıklanmaz. Özellikle yüksek riskli bir HPV tipinin uzun süre devam eden enfeksiyonu, hücrelerde zaman içinde meydana gelen değişiklikler ve kişinin diğer risk faktörleri birlikte değerlendirilir.
Başka bir ifadeyle:
HPV → mutlaka kanser
şeklinde doğrudan bir ilişki kurulamaz.
Daha doğru ifade şudur:
Bazı yüksek riskli HPV tiplerinin kalıcı enfeksiyonu, belirli kanserlerin gelişme riskini artırabilir.
Hangi HPV tipleri kansere neden olabilir?
HPV’nin çok sayıda farklı tipi bulunmaktadır ve bunların biyolojik özellikleri birbirinden farklıdır.
Bazı HPV tipleri daha çok genital siğillerle ilişkilidir. Bu tipler genellikle düşük riskli HPV tipleri olarak değerlendirilir.
Buna karşılık HPV 16 ve HPV 18 gibi bazı yüksek riskli tipler kanser gelişimi açısından daha önemli kabul edilir.
Özellikle HPV 16 ve HPV 18, rahim ağzı kanseri vakalarının önemli bir bölümüyle ilişkilendirilmiştir.
Bununla birlikte yalnızca HPV 16 ve HPV 18 değil, başka yüksek riskli HPV tipleri de kanser gelişimiyle ilişkili olabilir.
Bu nedenle bir kişinin HPV testinde yüksek riskli HPV saptanması durumunda, sonuç yalnızca “HPV var” şeklinde değerlendirilmemeli; testin hangi HPV tiplerini kapsadığı ve kişinin klinik durumuna göre nasıl bir takip gerektiği sağlık profesyoneli tarafından değerlendirilmelidir.
HPV rahim ağzı kanserine neden olur mu?
Evet.
Rahim ağzı kanseri ile HPV enfeksiyonu arasında çok güçlü bir ilişki vardır.
Özellikle yüksek riskli HPV tiplerinin rahim ağzında uzun süre devam eden enfeksiyonları, hücrelerde anormal değişikliklere neden olabilir.
Ancak bu değişikliklerin ortaya çıkması ile kanser gelişmesi aynı şey değildir.
HPV enfeksiyonu önce hücresel değişikliklere yol açabilir. Bu değişikliklerin bazıları zaman içinde kendiliğinden gerileyebilir. Bazıları ise takip gerektirebilir. Daha ileri derecedeki ve kalıcı hücresel değişiklikler tedavi edilmediğinde ilerleyerek kansere dönüşebilir.
Bu nedenle rahim ağzı kanseri açısından tarama programları büyük önem taşır.
Düzenli tarama sayesinde HPV enfeksiyonu veya HPV ile ilişkili hücresel değişiklikler, kanser gelişmeden önce fark edilebilir.
Bu yaklaşım, rahim ağzı kanserinin önlenmesinde önemli bir yere sahiptir.
HPV kansere ne kadar sürede neden olur?
HPV enfeksiyonunun kansere dönüşmesi genellikle ani bir süreç değildir.
Yüksek riskli HPV enfeksiyonunun kalıcı hale gelmesi durumunda hücrelerde zaman içinde değişiklikler meydana gelebilir. Bu süreç çoğu zaman yıllar içerisinde gelişir.
Bu nedenle bugün HPV pozitif çıkan bir kişinin kısa süre içerisinde kanser olduğu sonucuna varılamaz.
Aynı şekilde HPV’nin yeni tespit edilmesi, kanserin de yeni başladığı anlamına gelmez.
Kanser gelişimi açısından önemli olan unsurlardan biri enfeksiyonun kalıcı olup olmadığıdır.
Bağışıklık sistemi tarafından kontrol altına alınan HPV enfeksiyonlarının önemli bir kısmı kansere ilerlemez.
Bu nedenle HPV tanısı sonrasında yapılması gereken, enfeksiyonun durumunu ve varsa hücresel değişiklikleri uygun yöntemlerle takip etmektir.
HPV pozitif olmak kanser olduğumu gösterir mi?
Hayır.
HPV testi ile kanser tanısı aynı test değildir.
HPV testi, belirli HPV tiplerinin varlığını araştırabilir. Bir kişinin HPV testinin pozitif olması, o kişide HPV enfeksiyonu bulunduğunu gösterebilir.
Ancak HPV testi tek başına kanser tanısı koymaz.
Kanser veya kanser öncesi hücresel değişikliklerden şüphelenildiğinde kişinin yaşına, anatomik özelliklerine, tarama sonucuna ve klinik durumuna göre farklı değerlendirmeler yapılabilir.
Örneğin rahim ağzı taramasında HPV pozitifliği saptanan bir kişide doktor, test sonucunun özelliklerine göre sitoloji, tekrar test veya kolposkopi gibi ek değerlendirmeler önerebilir.
Buradaki amaç, HPV pozitifliğini doğrudan kanser olarak kabul etmek değil, kanser açısından önemli olabilecek hücresel değişiklikleri zamanında belirlemektir.
HPV kansere dönüşmeden önce belirti verir mi?
Her zaman vermez.
HPV enfeksiyonlarının önemli bir bölümü herhangi bir belirtiye neden olmaz.
Özellikle yüksek riskli HPV enfeksiyonları uzun süre herhangi bir belirti oluşturmadan devam edebilir.
Bu nedenle kişi kendisini tamamen sağlıklı hissetse bile uygun yaş ve risk grubundaysa önerilen kanser taramalarını yaptırmalıdır.
Rahim ağzındaki erken hücresel değişiklikler de çoğu zaman belirti oluşturmayabilir.
Bu durum taramanın önemini artırır.
Örneğin herhangi bir ağrı veya belirti bulunmaması, rahim ağzında HPV ile ilişkili hücresel değişiklik olmadığı anlamına gelmez.
Bu nedenle yalnızca belirtilere güvenmek yerine önerilen tarama programlarına uymak gerekir.
Genital siğil kansere dönüşür mü?
Genital siğiller çoğunlukla düşük riskli HPV tipleriyle ilişkilidir.
Bu nedenle genital siğil görülmesi doğrudan kanser anlamına gelmez.
Genital siğile neden olan HPV tipleri ile kanser gelişiminde daha önemli olan yüksek riskli HPV tipleri aynı değildir.
Bununla birlikte genital bölgede görülen her oluşumun mutlaka HPV kaynaklı olduğu düşünülmemelidir.
Siğil, kabarıklık, yara veya başka bir lezyon fark edildiğinde tanının sağlık profesyoneli tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle lezyonda büyüme, kanama, renk değişikliği veya iyileşmeyen yara gibi farklı özellikler bulunuyorsa muayene önemlidir.
HPV hangi kanserlere neden olabilir?
HPV, başta rahim ağzı kanseri olmak üzere bazı farklı kanser türleriyle ilişkilidir.
Bunlar arasında:
- Rahim ağzı kanseri,
- Anal kanser,
- Penis kanseri,
- Vulva kanseri,
- Vajina kanseri,
- Ağız ve boğaz bölgesinin bazı kanserleri
bulunur.
Ancak HPV ile ilişkili her kanserin gelişim mekanizması, görülme sıklığı ve risk faktörleri aynı değildir.
Özellikle rahim ağzı kanserinde HPV’nin rolü çok belirgindir.
Ağız ve boğaz bölgesindeki bazı kanserlerde de HPV önemli bir risk faktörü olabilir.
Bu nedenle HPV yalnızca kadınlarla ilişkilendirilen bir virüs olarak düşünülmemelidir. HPV enfeksiyonu farklı cinsiyetlerden insanları etkileyebilir ve bazı HPV ilişkili kanserler herkes açısından önem taşıyabilir.
HPV erkeklerde de kansere neden olabilir mi?
Evet.
HPV yalnızca rahim ağzını etkileyen bir virüs değildir.
Erkeklerde de HPV enfeksiyonları görülebilir ve bazı yüksek riskli HPV tipleri anal bölge, penis ve ağız-boğaz bölgesindeki bazı kanserlerle ilişkilendirilebilir.
Bununla birlikte HPV enfeksiyonu bulunan her erkekte kanser gelişeceği anlamına gelmez.
Erkeklerde HPV enfeksiyonlarının önemli bir bölümü bağışıklık sistemi tarafından kontrol altına alınabilir.
Belirti veya şüpheli bir lezyon bulunması durumunda ise uygun tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.
HPV ağız ve boğaz kanserine neden olur mu?
Bazı HPV tipleri ağız ve boğaz bölgesindeki belirli kanserlerle ilişkilidir.
Özellikle orofarenks olarak adlandırılan boğaz bölgesindeki bazı kanserlerde HPV’nin rolü bilinmektedir.
HPV’nin ağız ve boğaz bölgesine bulaşması cinsel temas dahil olmak üzere yakın temaslarla ilişkili olabilir.
Ancak ağızda veya boğazda HPV bulunması, kişinin mutlaka kansere yakalanacağı anlamına gelmez.
HPV enfeksiyonlarının büyük bölümü kanser gelişmeden kontrol altına alınabilir.
Uzun süre devam eden yüksek riskli enfeksiyonlar ise bazı kişilerde hücresel değişikliklere ve daha sonra kansere katkıda bulunabilir.
Bu nedenle HPV ile kanser arasındaki ilişki değerlendirilirken “virüs bulundu = kanser olacak” şeklinde bir yaklaşım doğru değildir.
HPV anal kansere neden olabilir mi?
Evet.
Bazı yüksek riskli HPV tipleri anal kanser gelişimiyle ilişkilidir.
Anal bölgede HPV enfeksiyonu oldukça yaygın olabilir ve enfeksiyonların çoğu kanserle sonuçlanmaz.
Ancak kalıcı yüksek riskli HPV enfeksiyonu bazı kişilerde hücresel değişikliklere neden olabilir.
Anal bölgede yeni bir kitle, yara, kanama, ağrı veya başka bir değişiklik fark edilirse sağlık profesyoneline başvurulması gerekir.
Özellikle kişinin bilinen HPV enfeksiyonu veya başka risk faktörleri varsa, doktor gerekli gördüğünde uygun değerlendirmeleri planlayabilir.
HPV neden bazı kişilerde kansere yol açarken bazılarında yol açmaz?
HPV enfeksiyonunun sonucu her kişide aynı değildir.
Bağışıklık sistemi, HPV tipi, enfeksiyonun kalıcı olup olmaması ve çeşitli kişisel faktörler sürecin nasıl ilerleyeceğini etkileyebilir.
Birçok kişide bağışıklık sistemi HPV enfeksiyonunu zaman içinde kontrol altına alabilir.
Bazı kişilerde ise özellikle yüksek riskli HPV tipi uzun süre vücutta kalabilir.
Kalıcı enfeksiyon, hücrelerde zaman içinde meydana gelebilecek değişiklikler açısından daha fazla önem taşır.
Bu nedenle kanser gelişiminde yalnızca “HPV var mı?” sorusuna değil, “Hangi HPV tipi var?”, “Enfeksiyon kalıcı mı?” ve “Hücrelerde herhangi bir değişiklik bulunuyor mu?” gibi sorulara da bakılır.
HPV enfeksiyonu bağışıklık sistemi tarafından temizlenebilir mi?
Evet.
HPV enfeksiyonlarının önemli bir bölümü bağışıklık sistemi tarafından zaman içinde kontrol altına alınır.
Bu nedenle HPV pozitifliği her zaman ömür boyu devam eden bir enfeksiyon anlamına gelmez.
Ancak “HPV bir kez çıktı ve sonra testte görünmedi” durumunun her kişide aynı şekilde yorumlanamayacağı da unutulmamalıdır.
Takip gerekip gerekmediği, kişinin yaşı, test sonucu, HPV tipi ve diğer klinik özelliklerine göre belirlenir.
Özellikle yüksek riskli HPV saptanmışsa doktorun önerdiği kontrol programına uymak önemlidir.
HPV’nin kansere dönüşmesini engellemek mümkün mü?
Birçok durumda amaç, HPV enfeksiyonunun kendisini doğrudan tedavi etmekten çok, HPV’nin neden olabileceği sağlık sorunlarını erken dönemde tespit etmek ve kanser gelişimini önlemektir.
Bunun en önemli yollarından biri uygun kanser taramasıdır.
Rahim ağzı kanseri açısından düzenli tarama, HPV enfeksiyonunun ve kanser öncesi hücresel değişikliklerin erken tespit edilmesine yardımcı olabilir.
Ayrıca HPV aşısı, belirli HPV tiplerine karşı korunmada önemli bir yöntemdir.
Aşının en önemli özelliklerinden biri, henüz karşılaşılmamış HPV tiplerine karşı koruma sağlayabilmesidir.
Ancak HPV aşısı mevcut bir HPV enfeksiyonunu tedavi etmez ve tüm HPV tiplerini ortadan kaldırmaz.
Bu nedenle aşı olmak, önerilen kanser taramalarının yerine geçmez.
HPV aşısı kanseri önleyebilir mi?
HPV aşısı, HPV’nin belirli yüksek riskli tiplerine karşı koruma sağlayarak HPV ile ilişkili bazı kanserlerin gelişme riskini azaltabilir.
Aşının koruyuculuğu, kişinin aşılanma yaşına, daha önce HPV ile karşılaşıp karşılaşmadığına ve kullanılan aşıya göre değişebilir.
Bu nedenle HPV aşısının kimlere, hangi yaşta ve kaç doz uygulanacağı konusunda kişinin bulunduğu ülkenin güncel sağlık önerileri ve kendi tıbbi durumu dikkate alınmalıdır.
Önemli bir nokta da şudur:
HPV aşısı kanser tedavisi değildir.
Kişide mevcut olan HPV enfeksiyonunu ortadan kaldırmak amacıyla kullanılmaz.
Buna rağmen gelecekte karşılaşılabilecek bazı HPV tiplerine karşı koruma sağlayabildiği için HPV’den korunmada önemli bir araçtır.
HPV pozitifsem ne yapmalıyım?
Öncelikle paniğe kapılmamak gerekir.
HPV pozitifliği tek başına kanser tanısı değildir.
Yapılması gereken, test sonucunun ayrıntılarını sağlık profesyoneliyle değerlendirmektir.
Özellikle rahim ağzı taraması kapsamında HPV saptandıysa doktorunuz yaşınıza, önceki test sonuçlarınıza, HPV tipine ve varsa hücresel değişikliklere göre bir takip planı oluşturabilir.
Bu plan bazen belirli bir süre sonra tekrar test yapılmasını, bazen ek incelemeleri, bazı durumlarda ise daha yakından değerlendirmeyi içerebilir.
Burada önemli olan, doktorun önerdiği takip tarihlerini aksatmamaktır.
HPV pozitifliği kanser riskinin yüksek olduğu anlamına mı gelir?
Tek başına HPV pozitifliği kişinin kanser olma ihtimalinin yüksek olduğunu göstermez.
Risk değerlendirmesinde birçok farklı faktör dikkate alınır.
Örneğin yüksek riskli bir HPV tipinin kalıcı olarak bulunması, hücresel değişikliklerin eşlik etmesi gibi durumlar daha fazla takip gerektirebilir.
Buna karşılık düşük riskli HPV tiplerinin neden olduğu enfeksiyonlar genellikle kanser açısından aynı anlamı taşımaz.
Bu nedenle HPV sonucu tek başına değerlendirilmemeli, testin ayrıntıları ve kişinin klinik durumu birlikte ele alınmalıdır.
HPV kanseri erken fark edilebilir mi?
Bazı HPV ilişkili kanserler açısından erken tanı veya kanser öncesi değişikliklerin saptanması mümkündür.
Özellikle rahim ağzı kanserinde tarama programlarının önemli bir amacı, kanser ortaya çıkmadan önce riskli hücresel değişiklikleri tespit etmektir.
Bu sayede gerekli takip veya tedavi uygulanarak kanser gelişiminin önlenmesi mümkün olabilir.
Ancak bütün HPV ile ilişkili kanserler için aynı kapsamda rutin tarama programlarının bulunmadığını belirtmek gerekir.
Bu nedenle kişinin cinsiyetine, yaşına, anatomik özelliklerine ve risk durumuna göre hangi kontrollerin gerekli olduğu sağlık profesyoneli tarafından belirlenmelidir.
HPV tanısı aldıktan sonra kanser belirtileri beklenmeli mi?
Hayır.
Bir kişinin HPV pozitif olması, kanser belirtilerinin ortaya çıkmasını beklemesi gerektiği anlamına gelmez.
Tam tersine, özellikle uygun tarama programlarının bulunduğu durumlarda düzenli kontrollerin sürdürülmesi önemlidir.
Açıklanamayan kanama, geçmeyen yara, yeni bir kitle veya şişlik, sürekli ağrı, yutma güçlüğü gibi belirtiler farklı birçok nedenden kaynaklanabilir. Bu belirtilerden biri olduğunda doğrudan HPV kaynaklı kanser olduğu düşünülmemelidir.
Ancak açıklanamayan veya kalıcı belirtiler varsa sağlık profesyoneli tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Sonuç
HPV kansere neden olabilir, ancak HPV enfeksiyonu kanserle aynı şey değildir.
HPV’nin çok sayıda farklı tipi vardır ve bu tiplerin tamamı kanser gelişimi açısından aynı riski taşımaz.
Özellikle bazı yüksek riskli HPV tiplerinin uzun süre devam eden enfeksiyonları, hücrelerde zaman içerisinde anormal değişikliklerin ortaya çıkmasına ve bazı kanserlerin gelişmesine katkıda bulunabilir.
Bununla birlikte HPV enfeksiyonlarının önemli bir bölümü bağışıklık sistemi tarafından kontrol altına alınır ve kansere ilerlemez.
Bu nedenle HPV testi pozitif çıkan bir kişinin doğrudan kanser olduğu düşünülmemelidir.
HPV ile ilişkili kanserler söz konusu olduğunda en önemli konulardan biri erken fark etme ve uygun takiptir. Özellikle rahim ağzı kanseri açısından düzenli tarama, kanser öncesi değişikliklerin tespit edilmesine ve gerekli durumlarda tedavi edilmesine olanak sağlayabilir.
HPV’den korunmada HPV aşısı da önemli bir yere sahiptir. Ancak aşının mevcut enfeksiyonu tedavi etmediği ve önerilen taramaların yerine geçmediği unutulmamalıdır.
Kısacası:
- HPV pozitifliği kanser olduğunuz anlamına gelmez.
- HPV’nin bütün tipleri kansere neden olmaz.
- Bazı yüksek riskli HPV tiplerinin kalıcı enfeksiyonu kanser riskini artırabilir.
- HPV ile ilişkili kanserlerin gelişimi genellikle ani bir süreç değildir.
- HPV enfeksiyonlarının önemli bir bölümü zaman içinde bağışıklık sistemi tarafından kontrol altına alınabilir.
- Rahim ağzı kanseri açısından düzenli tarama büyük önem taşır.
- HPV aşısı bazı kanserlerle ilişkili HPV tiplerine karşı korunmaya yardımcı olabilir.
- HPV pozitifliği tek başına kanser tanısı koydurmaz.
- Şüpheli belirtiler veya anormal test sonuçları sağlık profesyoneli tarafından değerlendirilmelidir.
Bu nedenle HPV tanısı karşısında en doğru yaklaşım, korkuya kapılmak veya doğrudan kanser sonucuna ulaşmak yerine, hangi HPV tipinin saptandığını, enfeksiyonun takip gerektirip gerektirmediğini ve kişinin yaşına ve durumuna uygun tarama programının ne olduğunu öğrenmektir.
HPV ile kanser arasındaki en önemli ayrım şudur:
HPV enfeksiyonu bir risk faktörü olabilir; HPV pozitifliği ise tek başına kanser tanısı değildir.
Uygun aşılama, düzenli tarama, gerekli durumlarda takip ve sağlık profesyonelinin önerilerine uyulması, HPV ile ilişkili sağlık sorunlarının erken fark edilmesi ve önlenmesi açısından önem taşır.
Sıkça Sorulan Sorular
Hayır. HPV pozitifliği, HPV enfeksiyonu bulunduğunu gösterebilir ancak tek başına kanser tanısı değildir.
Hayır. HPV'nin çok sayıda tipi vardır. Bazı tipler düşük risklidir ve özellikle genital siğillerle ilişkilidir. Bazı yüksek riskli tipler ise belirli kanserlerin gelişiminde rol oynayabilir.
Bazı yüksek riskli HPV tiplerinin kalıcı enfeksiyonu rahim ağzı kanserinin gelişiminde önemli bir faktördür. Ancak HPV enfeksiyonu bulunan herkesin rahim ağzı kanseri olacağı anlamına gelmez.
Evet. Bazı yüksek riskli HPV tipleri erkeklerde de anal, penis ve ağız-boğaz bölgesindeki bazı kanserlerle ilişkilidir.
Genital siğiller çoğunlukla düşük riskli HPV tipleriyle ilişkilidir ve doğrudan kanser anlamına gelmez. Ancak genital bölgede ortaya çıkan her lezyonun doktor tarafından değerlendirilmesi gerekebilir.
HPV enfeksiyonundan kansere geçiş ani bir süreç değildir. Kalıcı yüksek riskli enfeksiyonların hücresel değişikliklere ve daha ileri sorunlara yol açması genellikle uzun bir zaman diliminde gerçekleşir.
Birçok HPV enfeksiyonu bağışıklık sistemi tarafından zaman içinde kontrol altına alınabilir. Ancak özellikle yüksek riskli HPV saptandığında önerilen takiplerin aksatılmaması önemlidir.
HPV aşısı, kansere neden olabilen bazı HPV tiplerine karşı koruma sağlayarak HPV ile ilişkili bazı kanserlerin önlenmesine yardımcı olabilir. Ancak mevcut HPV enfeksiyonunu tedavi etmez.
Kişinin hangi taramaya ihtiyaç duyduğu yaşına, anatomik özelliklerine, önceki sonuçlarına ve mevcut HPV sonucuna göre değişir. Özellikle rahim ağzı bulunan kişilerde önerilen tarama programlarına uyulması önemlidir.
En önemli adımlar uygun HPV aşılamasını değerlendirmek, önerilen kanser taramalarını aksatmamak ve doktorun önerdiği takip programına uymaktır. Sigara kullanımı gibi bazı faktörler de HPV ile ilişkili kanser riskini etkileyebileceğinden, kişisel risklerin sağlık profesyoneliyle değerlendirilmesi yararlı olabilir.